Blog

Terapide Kendini Açamamak

Terapide kendini açamamak, görüşmelerin başarısız olduğu veya terapiye uygun olmadığınız anlamına gelmez. Bazı kişiler düşüncelerini rahatlıkla aktarabilirken bazıları için güvenmek, duyguları adlandırmak ve hassas deneyimlerden söz etmek zaman alır. Susmak, konuyu değiştirmek ya da yüzeysel cevaplar vermek çoğu zaman isteksizlikten değil; yargılanma, incinme veya kontrolü kaybetme kaygısından kaynaklanır. Terapistin görevi...

Sınır Koyunca Suçlu Hissetmek

Sınır koyunca suçlu hissetmek, kişinin yanlış veya bencilce davrandığını göstermez. Bu duygu çoğu zaman başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından önce tutmaya alışmış kişilerde görülür. Bir isteği reddetmek, görüşmeye ara vermek ya da rahatsız olunan bir davranışa itiraz etmek kaygı yaratabilir. Kişi karşısındakini kırdığını, ilişkinin zarar göreceğini veya artık sevilmeyeceğini düşünebilir. Oysa...

Kırmamak İçin Hayır Diyememek

Bir isteği kabul etmek istemediğiniz hâlde karşı taraf üzülmesin diye “evet” demek, ilişkilerde sık görülen bir sınır problemidir. Kırmamak için hayır diyememek; çoğu zaman kişinin sevgisini, değerini veya ilişkideki yerini kaybetme endişesiyle bağlantılıdır. Kısa vadede tartışmayı önlese de uzun vadede yorgunluk, öfke, suçluluk ve değersizlik hissi oluşturabilir. Sağlıklı bir “hayır”,...

Çatışma Çıkmasın Diye Susmak

Çatışma çıkmasın diye susmak, kısa süreli gerginliği azaltabilen ancak sürekli tekrarlandığında kişinin ihtiyaçlarını, sınırlarını ve duygularını görünmez hâle getirebilen bir davranıştır. Sessiz kalmak bazen düşünmek, sakinleşmek veya uygun zamanı beklemek için bilinçli bir tercih olabilir. Fakat kişi konuştuğunda reddedileceğini, suçlanacağını ya da ilişkinin zarar göreceğini düşündüğü için kendini ifade edemiyorsa...

Kendine Zaman Ayırınca Suçlu Hissetmek

Kendine zaman ayırınca suçlu hissetmek, dinlenmenin veya kişisel ihtiyaçlarla ilgilenmenin sorumluluklardan kaçmak anlamına geldiği düşüncesinden kaynaklanabilir. Kişi kısa bir mola verdiğinde bile çalışması, ailesiyle ilgilenmesi ya da başkalarının beklentilerini karşılaması gerektiğini düşünebilir. Oysa düzenli dinlenmek, zihinsel ve fiziksel kapasitenin korunmasına yardımcı olan temel bir ihtiyaçtır. Suçluluk hissinin ortaya çıkması, gerçekten...

Telefon Çalınca Kaygılanmak

Telefon çalınca kaygılanmak, gelen aramanın olumsuz bir haber, eleştiri, talep veya çatışma içereceğini düşünmekten kaynaklanabilir. Kişi henüz kimin aradığını görmeden kalp atışında hızlanma, kasılma, nefesin yüzeyselleşmesi ya da telefonu açmayı erteleme isteği yaşayabilir. Bu tepki tek başına bir psikolojik bozukluk anlamına gelmez. Ancak sık tekrarlanıyor, günlük yaşamı etkiliyor veya iletişimden...

Kontrol Edemediği Şeyleri Düşünmek

Kontrol edemediği şeyleri düşünmek, zihnin belirsizliği azaltma çabasıyla gelecekteki olumsuz ihtimalleri sürekli değerlendirmesidir. İş, sağlık, ilişkiler, ekonomik koşullar veya yakınların güvenliği gibi konularda tekrar eden düşünceler, kişiyi çözüm üretmeye değil kaygının içinde kalmaya yöneltebilir. Düşünmek başlı başına sorun değildir; asıl mesele, zihinsel uğraşın günlük yaşamı daraltacak ölçüde sürmesidir. Belirsizlik karşısında plan...

Dinlenirken Suçlu Hissetmek

Yapılacak işler dururken mola vermenin yanlış olduğu düşüncesi, dinlenme anını huzursuzluğa dönüştürebilir. Dinlenirken suçlu hissetmek çoğunlukla tembellikten değil; kişinin değerini üretkenliğiyle ilişkilendirmesinden, kendisine katı beklentiler koymasından veya çevresinden öğrendiği çalışma anlayışından kaynaklanır. Zihin dinlenmeye ihtiyaç duyarken kişi sürekli görevlerini düşünebilir, kendisini başkalarıyla karşılaştırabilir ya da mola verdiği için zaman kaybettiğine...

Hiçbir Şey Yapmayınca Suçluluk

Dinlenmek, beklemek ya da bir süre herhangi bir işle ilgilenmemek bazı kişilerde huzur yerine rahatsızlık yaratabilir. Hiçbir şey yapmayınca suçluluk hissetmek çoğunlukla kişinin zamanı sürekli verimli kullanması gerektiğine inanmasıyla ilişkilidir. Böyle anlarda dinlenme, karşılanması gereken doğal bir ihtiyaç olarak değil; ertelenen görevlerin veya yetersizliğin işareti gibi algılanabilir. Bu duygu tek...

Sürekli Üretken Olma Baskısı

Sürekli üretken olma baskısı, kişinin dinlenirken, eğlenirken veya hiçbir işle uğraşmazken zamanını boşa harcadığını düşünmesine yol açabilir. Bu baskıyı yaşayan kişiler tamamladıkları işlerden çok henüz yapmadıklarına odaklanır. Günlük sorumlulukların yerine getirilmesine rağmen hissedilen yetersizlik, zamanla dinlenmeyi zorlaştırabilir ve kişinin değerini performansıyla ölçmesine neden olabilir. Sorunun temelinde her zaman isteksizlik ya...