Çatışma çıkmasın diye susmak, kısa süreli gerginliği azaltabilen ancak sürekli tekrarlandığında kişinin ihtiyaçlarını, sınırlarını ve duygularını görünmez hâle getirebilen bir davranıştır. Sessiz kalmak bazen düşünmek, sakinleşmek veya uygun zamanı beklemek için bilinçli bir tercih olabilir. Fakat kişi konuştuğunda reddedileceğini, suçlanacağını ya da ilişkinin zarar göreceğini düşündüğü için kendini ifade edemiyorsa bu tutum kaçınma davranışına dönüşebilir. Sağlıklı iletişim, her anlaşmazlığı büyütmeden kişinin kendi görüşünü açıkça aktarabilmesini gerektirir.
Sessiz Kalma İhtiyacının Psikolojik Nedenleri
Çatışmadan kaçınma eğiliminin arkasında farklı yaşantılar bulunabilir. Eleştirel veya baskıcı bir aile ortamında büyüyen kişiler, fikir ayrılığını tehlike işareti olarak algılayabilir. Çocukluk döneminde konuştuğunda cezalandırılan, küçümsenen ya da dinlenmeyen biri, yetişkinlikte sessizliği güvenli bir yöntem olarak kullanabilir. Bu davranış zaman içinde otomatikleştiği için kişi neden sustuğunu her zaman fark etmeyebilir.

Terk edilme korkusu, düşük öz değer, onaylanma ihtiyacı ve karşı tarafın tepkisini kontrol etme isteği de konuşmayı zorlaştırabilir. Özellikle yakın ilişkilerde “İtiraz edersem beni sevmez” veya “Sınır koyarsam ilişki bozulur” gibi düşünceler görülebilir. Bu düşünceler kesin bir gerçeği değil, kişinin geçmiş deneyimlerinden beslenen kaygılı tahminleri yansıtır.
Bazı durumlarda ise güç dengesizliği belirleyicidir. Karşı tarafın tehditkâr, aşağılayıcı veya cezalandırıcı davranması durumunda sessiz kalmak bir korunma tepkisi olabilir. Böyle bir tabloda iletişim becerilerinden önce fiziksel ve duygusal güvenliğin değerlendirilmesi gerekir.
Kısa Süreli Sakinlik Uzun Vadede Neye Dönüşür?
Susmak, tartışmayı o an için durdurabilir. Buna karşın konuşulmayan sorun ortadan kalkmaz; çoğu zaman ertelenir ve farklı olaylarla yeniden ortaya çıkar. Kişi rahatsızlığını ifade edemediğinde biriken öfke, kırgınlık, değersizlik hissi veya duygusal uzaklaşma yaşayabilir. Karşı taraf ise bir sorun bulunduğunu anlamadığı için aynı davranışı sürdürür.
Çatışma çıkmasın diye susmak alışkanlık hâline geldiğinde ilişkide gerçek bir uzlaşmadan söz etmek güçleşir. Uzlaşma, tarafların ihtiyaçlarını söyleyebilmesi ve ortak bir karar oluşturabilmesiyle mümkündür. Taraflardan biri sürekli geri çekiliyorsa görünürde huzur bulunsa bile ilişkinin yükü eşit dağılmayabilir.
Bastırılan duygular bedensel belirtilerle de kendini gösterebilir. Kas gerginliği, uyku güçlüğü, mide rahatsızlıkları, çarpıntı ve sürekli tetikte olma hâli yoğun stresle bağlantılı olabilir. Bu belirtilerin tıbbi nedenleri dışlanmalı; duygusal zorlanmayla ilişkili olduğu düşünülüyorsa psikolojik değerlendirme alınmalıdır.
Sağlıklı Bir Mola İle Kaçınma Arasındaki Fark
Her sessizlik sağlıksız değildir. Tartışma sırasında düşünceleri toparlamak veya yoğun duyguların yatışmasını beklemek amacıyla ara vermek işlevsel olabilir. Sağlıklı molada kişi konuşmayı tamamen kapatmaz; ne kadar zamana ihtiyaç duyduğunu belirtir ve konuya ne zaman döneceğini açıklar. Örneğin, “Şu an sakin düşünemiyorum, yarım saat sonra konuşalım” ifadesi belirsizliği azaltır.
Kaçınmada ise konuşma sürekli ertelenir, konu değiştirilebilir veya rahatsızlık hiç dile getirilmez. Kişi sessiz kaldıktan sonra rahatlamak yerine daha gergin, kırgın ya da sıkışmış hissediyorsa davranışın koruyucu işlevi zayıflamış olabilir. Buradaki temel ölçüt, sessizliğin bilinçli bir düzenleme yöntemi mi yoksa korkuyla verilen otomatik bir tepki mi olduğudur.
Konuşmak için doğru zamanı seçmek, karşı tarafın davranışını onaylamak anlamına gelmez. Amaç, tepkinin şiddetini azaltarak mesajın anlaşılmasını kolaylaştırmaktır. Bunun için konunun tarafların yorgun, öfkeli veya acele içinde olmadığı bir zamanda ele alınması daha sağlıklı olabilir.
Kendinizi Açıkça İfade Etmek İçin Uygulanabilecek Yöntemler
İletişim biçimini bir anda değiştirmek zorlayıcı olabilir. Küçük ve belirli adımlarla ilerlemek, kişinin konuşma sırasında yaşadığı kaygıyı yönetmesini kolaylaştırır. Aşağıdaki yöntemler, suçlayıcı bir dil kullanmadan ihtiyaçları ve sınırları daha anlaşılır biçimde ifade etmeye yardımcı olabilir:
- Konuşmadan önce yaşadığınız olayı, hissettiğiniz duyguyu ve beklentinizi ayrı ayrı belirleyin.
- “Beni hiç dinlemiyorsun” yerine “Sözüm kesildiğinde kendimi değersiz hissediyorum” gibi somut ifadeler kullanın.
- Aynı anda geçmişteki bütün sorunları açmak yerine tek bir davranış veya olay üzerinde durun.
- Kabul edemeyeceğiniz davranışı ve tekrarlanması durumunda uygulayacağınız sınırı açık biçimde söyleyin.
- Ses tonu yükseldiğinde konuşmayı geçici olarak durdurun ve görüşmeye dönmek için belirli bir zaman kararlaştırın.
- Güvenli bulduğunuz ilişkilerde küçük fikir ayrılıklarını dile getirerek kendinizi ifade etme becerinizi geliştirin.
Psikolojik Destek Alınması Gereken Durumlar
Çatışma çıkmasın diye susmak iş, aile, arkadaşlık veya romantik ilişkilerde tekrarlanıyor ve yaşam kalitesini etkiliyorsa psikolog desteği değerlendirilebilir. Kişinin ne söylemek istediğini bilmesine rağmen yoğun kaygı nedeniyle konuşamaması, sonradan kendisini suçlaması veya ilişkilerinde sürekli geri planda kalması da destek ihtiyacına işaret edebilir.
Psikoterapi sürecinde çatışmaya yüklenen anlam, sessizliği tetikleyen düşünceler ve geçmiş ilişki deneyimleri incelenebilir. Kişinin duygularını tanıması, sınır koyması ve karşı tarafın tepkisini bütünüyle kontrol edemeyeceğini kabul etmesi üzerinde çalışılabilir. Amaç her tartışmaya girmek değil; ne zaman konuşulacağına korkunun değil, bilinçli değerlendirmenin yön vermesidir.
Hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, ekonomik kontrol veya sistematik aşağılama bulunan bir ilişkide doğrudan yüzleşme her zaman güvenli olmayabilir. Böyle bir durumda iletişim önerilerini tek başına uygulamak yerine güvenilir kişilerden, ruh sağlığı uzmanlarından ve ilgili destek birimlerinden yardım alınmalıdır. Uzman seçiminde psikoloğun eğitim bilgileri, çalışma alanı, mesleki yetkinliği ve danışanın kendisini güvende hissedebileceği bir görüşme çerçevesi sunması temel ölçütler arasında yer alır.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.